POYRALI KÖYÜ WEB SİTESİ
  SavaşlarImage Hosted by ImageShack.us
 

 

*Balkan Savaşı
        Köy 9 yıl içinde Türk kimliğini çevredeki Rum ve Bulgarlara göstermek ve üstünlüğünü her alanda kabul ettirmek için özen göstermiştir. Değirmeni, aba-uçkur-ferace-gömlek-torba-kilim-yorgan-döşek dokumacılığı, düğünlerinde at koşusu, güreş, gençlik koşuları gibi yarışmalarla çevre Türk köylerinde etkinliklerine örnek teşkil etmiştir. Köyde tam bir huzur, birlik ve dayanışma vardır.
          Yıl 1912. Nisan ayları sonları. Mısırlar ekilmiş, kazılmış, buğday hasadına hazırlanırken Bulgarlar Pınarhisar’ı almış ve derenin batı yamaçlarında mevzilenmiş. Derenin karşı tepeleri de Türk askeri. Köy bu aşamada yine göç etmek zorunda kalır. Yine arabalara yiyecek ve giyecekler konur.
          İlk durak İstanbul. Orada bir süre kalınıp Anadolu’ya geçilir. Herkes dağılıyor. Adapazarı, Eskişehir, Çorum, İnebolu ve Kütahya çoğunlukla gidilen yerler. Bulgarlar köyde her şeyi yağmalıyorlar. Balkan Savaşı’nın en kanlı boğuşması köyün hudutları içinde oluyor.
          Bulgarlar geri çekilmek zorunda kalınca göç edenlerin büyük bir bölümü köye dönüyor. Yıkılanlar onarılıyor. Yağmalanan hayvanlar çevredeki Rum ve Bulgarlardan geri alınıyor. Bir iki yıl içinde işler yeniden düzene giriyor.
 
*Birinci Dünya Savaşı
      Yıl 1914. Savaşa katılmanın ilk istemi seferberlik. Eli silah tutan askere alınacaktır. Köyün erkekleri Galiçya, Suriye ve Yemen’e gönderildi. Köyde ihtiyarlar, kadınlar ve çocuklar yaşam savaşı sürdürürler. Izdıraplı, korkulu yıllardır.
 
*Kurtuluş Savaşı
     30 Ekim 1918’ deki Mondros Anlaşması ile tüm Trakya’da galip devletler hâkimiyet kurmak için teşebbüse geçtiler. Köyümüz bu cümleden yoğun trafiğin merkezi oldu. Doğal ve coğrafi durumu gereği. Sevr Anlaşması’nın Trakya’yı Yunanlılara vermesi ile 10 Ağustos 1920’ den itibaren işgale uğradık.
       8 Kasım 1922 sabahı güneş doğarken, Vize yolundan köye giren Türk kuvvetlerinin gelişine değin Yunan işgalinin zulümleri yaşandı. Bu iki yılı aşkın döneme köylümüz “Yunan Devri” demektedir. Seferberlik nedeniyle eli silah tutanlar cephede idi. Köyde ihtiyar, kadın ve çocuklar vardı. Sabahları yoklama yapmak için köylü okula, camiye toplanıp yaşlı erkeklere işkence yapılıyor, sakat bırakılanlar, işkence sonrası ölenler oluyordu.
        Geceleri evlere baskınlar düzenlenip para ve silah aranıyor, “yok” diyenlere işkenceler uygulanıyor, yaşlılar bacalık zincirlere ters asılarak yakılıyordu. Hatta gece evlerinden alına üç genç Molla Mehmet Köprüsü’nden atılarak öldürülmüştü.
        Bu gençlerin mezarları bugünkü Poyralı Şehitliği’nde bulunmaktadır. Bu baskılar, ihtiyarlarımızı, kadınlarımızı, 15–18 yaşlarındaki delikanlılarımızı, geceleri toplu halde bulunmak ve ateş yakarak korunmayı düşündürtmüş ve bunlar da yaşama geçirilmişti.
       Baskılar iyice artınca Kazan Köyü’ne gidilmiş, bu köy iki ayı aşkın bir süre köylümüze yiyecek ve yatacak yer sağlamıştır.
        12 Ekim 1922 Mudanya Mütarekesi’nden sonra köyüne tekrar dönen köylümüz, her şeyinin yağmalandığını bir kez daha görmüştür. Birinci Dünya Savaşı sırasında tüm yurtta oluşturulan Halk Cemiyetleri Trakya’da da “Trakya Müdafa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında kuruldu ve Yunan işgali boyunca insanlarımızın nefes alabilmesine yaradı. Bu cemiyet üyeleri işgalin kalkmasından önce uyguladıkları vur-kaç taktiği ile düşmana epeyce zayiat verdirmişti. Bu esaretli yıllarda Yunanlılar tarafından Miloz’a götürülen köylülerimizden bir kısmı maalesef geri dönemedi.
(Kaynak:Poyralı Çevre ve Kültür Şenliği için basılan kitapçıktır. Güncelleme Ziya Gökerküçük tarafından yapılmıştır.)
 
  Sitemizi şu ana kadar: 128789 ziyaretçi (364517 klik) kez sayfaları görüntülemiştir.!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=